Dükkânını kapatıp, eve geldiğinde kendini çok yorgun ve bitkin hissediyor, otursa uyuyup kalacağını adı gibi biliyordu Abdullah. Divana oturmasıyla uzanması …

Dükkânını kapatıp, eve geldiğinde kendini çok yorgun ve bitkin hissediyor, otursa uyuyup kalacağını adı gibi biliyordu Abdullah.

Divana oturmasıyla uzanması aynı anda oldu sanki, göz kapakları inat edercesine yumuluyor, ne yapsa açmaya muktedir olamıyordu. Nihayet, takati bitip tükenen ihtiyar gibi kendini teslim etti uykunun kollarına.

İşine öylesine dalmıştı ki, yanına kadar yaklaşan Nur yüzlü zatı fark etmedi bile. Düşüncesi bir ara başka alanlara kayar gibi oldu. Zaman zaman pişman oluyor, nefsinin oyununa geldiğini düşünüyor, “gitmeliyim Nur kardeşlerle hasret gidermeliyim” diyordu. Çünkü bir çok genç insan gibi, o da ...
(yazının devamı için aşağıya tıklayın)


Kaynak: https://www.yeniasya.com.tr//ferhat-ogmen/ruya_498349
Yeni Asya » Ferhat Öğmen "Rüya" Köşe Yazısı

Yeni Asya - Ferhat Öğmen Son Köşe Yazıları