Büyüklerimiz, dert ve beladan aldıkları zevki sıhhatten, rahatlıktan alamamışlardır. Onun için sabretmeli ve şikâyet etmemelidir. Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:Hastalık, …

Büyüklerimiz, dert ve beladan aldıkları zevki sıhhatten, rahatlıktan alamamışlardır. Onun için sabretmeli ve şikâyet etmemelidir.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Hastalık, fakirlik, iftiraya uğramak gibi dert ve belalar, kemend-i mahbubdur. Yani Allahü teâlânın, sevdiklerinin boynuna, kendisini unutmasın, dinin dışına çıkmasın, Cehenneme gitmesin diye attığı kemenddir ve rahmet-i ilahîdir. Böyle bir kimse, şeytana, nefsine veya kötü arkadaşa aldanarak dinin dışına çıkmak üzereyken, kemend daralıp boynunu sıkar, boğulacak gibi olur ve geriye döner. Yani kendisini helak edecek bir şey yapamaz.

Dert ve bela, günahların çokl...
(yazının devamı için aşağıya tıklayın)


Kaynak: http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-ali-demirbas/584036.aspx
Türkiye » M. Ali Demirbaş "Allahü teâlânın mümine verdiği hediyeler" Köşe Yazısı

Türkiye - M. Ali Demirbaş Son Köşe Yazıları