Uzun zaman ağaca yaslanmış Ali’yi içeriden takip eden fırıncı, sessizce yanına yaklaştı.   Ali, içeri girip girmemekte tereddüt yaşıyordu. Dayandığı …

Uzun zaman ağaca yaslanmış Ali’yi içeriden takip eden fırıncı, sessizce yanına yaklaştı.

 

Ali, içeri girip girmemekte tereddüt yaşıyordu. Dayandığı ağaçtan önündeki çiftliğin karşısındaki uçsuz bucaksız yola baktı gayr-i ihtiyari. Bahar da iyice kendini hissettirmeye başlamıştı. Meçhule uzanır gibi ucu görünmeyen yolun iki tarafında artık çiçekleri meyveye durmuş ağaçlar, disiplinli bir merasim bölüğü gibi sıralıydı. Ne ileri gidebiliyorlardı ne de geri, tıpkı çalışmaya karşı can atan ama elinden hiçbir şey gelmeyenler gibiydi…

Ali, bazen de kendini bir ağaca benzetirdi ama öyle rastgele bir ağaç ...
(yazının devamı için aşağıya tıklayın)


Kaynak: https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/619862.aspx
Türkiye » Ragıp Karadayı "“Çekinme evlat! Sen Dadaş Yusuf’un oğlu olmalısın…”" Köşe Yazısı

Türkiye - Ragıp Karadayı Son Köşe Yazıları