Yazı…diye başlayan her cümlenin binlerce farklı devamı olabilir. Ne kadar yazar varsa o kadar çok yazma biçimi, algısı ve ifadesi …

Yazı…diye başlayan her cümlenin binlerce farklı devamı olabilir. Ne kadar yazar varsa o kadar çok yazma biçimi, algısı ve ifadesi vardır çünkü.



Yazı deyince benim ilk aklıma gelen huzursuz sorular ve onların neden olduğu kesif bir yalnızlık duygusudur nedense. Yazar gündelik, sıradan olanın dışına çıkıp o ‘berbat’ sorularla baş başa kaldığında hayattan sıvışamayandır bana göre. Huzursuzluğunu yüksek sesle dillendirmenin ağır bedelini ödeyeceğini bildiği halde merakına, kışkırtıcı dürtülerine, yakıcı tutkularına ihanet edemediği için hayatı her yerinden bıçaklayarak deşendir. (yazının devamı için aşağıya tıklayın)


Kaynak: http://www.radikal.com.tr/yazarlar/esra_yalazan/yazi_yalnizligi_ve_hasan_ali_toptas-1232256
Radikal » Esra Yalazan "Yazı yalnızlığı ve Hasan Ali Toptaş" Köşe Yazısı

Radikal - Esra Yalazan Son Köşe Yazıları