Hava serin, rüzgarlı ve bulutluydu. Yazdı mevsimlerden sözüm ona, üşüyorduk kışmışçasına.Kafenin çitlerinin dışında bir çocuk belirdi. Siyah tenli… Afrikalı. Renginin, …

Hava serin, rüzgarlı ve bulutluydu. Yazdı mevsimlerden sözüm ona, üşüyorduk kışmışçasına.
Kafenin çitlerinin dışında bir çocuk belirdi.
Siyah tenli… Afrikalı. Renginin, ırkının, milletinin, cinsiyetinin ne önemi varsa!
Bir çocuktu duran karşımda.
Gözleri bulut rengiydi. Derin, açık, içini görebildiğim bir mavi.
Ellerini kavuşturdu, “Yemek almam için para verebilir misiniz?” dedi.
Sesi çok kısıktı. Sesini duymadım. Dudaklarını okudum aslında.
Birden kafam düştü önüme, biri arkamdan baltayla vurmuşçasına. Kafam kesildi, kopup düştü masaya, yuvarlandı gitti sanki… Hani giyotinle kesil...
(yazının devamı için aşağıya tıklayın)


Kaynak: http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/yonca-tokbas_232/12-yasinda-bir-cocuk_27841247
Hürriyet » Yonca Tokbaş "12 yaşında bir çocuk" Köşe Yazısı

Hürriyet - Yonca Tokbaş Son Köşe Yazıları