Yazar yazı yazarken yalnızdır. Anlatıcının dinleyicisi gibi, karşısında okuru yoktur onun. Okurunu kurgulayamaz. Yazdığı yazıyı kimin okuyacağını da bilemez. Şansına artık! Bazen müşterisinin sürüsüne bereket, bazen de pazarı …

Yazar yazı yazarken yalnızdır. Anlatıcının dinleyicisi gibi, karşısında okuru yoktur onun. Okurunu kurgulayamaz. Yazdığı yazıyı kimin okuyacağını da bilemez. Şansına artık! Bazen müşterisinin sürüsüne bereket, bazen de pazarı kesattır.

Kimse okumuyor diye, yazıyı iş edinmiş hiçbir yazar yazı yazmaktan vazgeçmemiştir. Yazı illettir, maruz kalanın direk kanına karışır ve de şahsi bir iştir; yazar kendisi için yazar, yazdıkları önce onu memnun etmelidir.

Olur da birileri okursa amenna… Hele çok kişi okursa ne ala!

Bir yazarı en çok mutlu eden şey, yazdıklarının başkaları tarafından beğe...
(yazının devamı için aşağıya tıklayın)


Kaynak: https://www.haberturk.com/yazarlar/muhsin-kizilkaya-2291/2650891-ahmed-ariften-evlerinin-onu-turkusu
Habertürk » Muhsin Kızılkaya "Ahmed Arif’ten “Evlerinin Önü” Türküsü!" Köşe Yazısı

Habertürk - Muhsin Kızılkaya Son Köşe Yazıları