Eski ramazanlarda konakların mutfak kapıları, iftardan sahura kadar açık olurdu. Yolcular başta olmak üzere, oruçlu-oruçsuz herkes kolayca konağa girip karnını …

Eski ramazanlarda konakların mutfak kapıları, iftardan sahura kadar açık olurdu. Yolcular başta olmak üzere, oruçlu-oruçsuz herkes kolayca konağa girip karnını doyururdu. Hatta bu konuda Müslüman-gayrimüslim ayırımı bile yapılmazdı. Yemekten sonra “Bize misafir ağırlama sevabı kazandırdığın için teşekkür ederiz” anlamında bir hediye verilir (genelde altın para), bu hediyeye “diş kirası” denirdi…

Yemek şimdiki gibi alelacele yenmez, sofraya büyük saygı gösterilir, sohbet eşliğinde yemek yenirdi… 

Osmanlı sofrası hem estetik, hem de kültürel bağlamda bir sanat eseridir! Ayrıca Osmanlı sofrası, “tatbik


Kaynak: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/yavuz-bahadiroglu/eskiyi-unut-yeni-yolu-tut-4-29989.html
Yeni Akit » Yavuz Bahadıroğlu "“Eskiyi unut, yeni yolu tut” (4)" Köşe Yazısı

Yeni Akit - Yavuz Bahadıroğlu Son Köşe Yazıları